
Bu sitede ara
Boş arama ile 187 sonuç bulundu
Blog Yazıları (98)
- Köpeklerin Dramatik İç Çekmesi Ne Anlama Gelir?
Eğer bazen köpeğinizin iç çekmesinin bilinçli ve dramatik olduğunu düşünüyorsanız, yanılmıyorsunuz! İç çekmek anın durumuna bağlı olarak şaşırtıcı sayıda farklı anlama gelebilir ve önemli olan bağlamı okumayı öğrenmektir. Çünkü köpeklerin iç çekmesi, o dramatik nefes veriş, köpeğinizin çıkardığı en anlamlı seslerden biridir ve bu sesi yorumlamayı öğrenmek, size onun ne düşündüğü hakkında neredeyse her şeyden daha fazla bilgi verir. Köpeklerin İç Çekmesinin Anlamları Nelerdir? İç çekmek, köpeğinizin gün boyunca aldığı ritmik nefeslerden daha derin ve uzun bir nefestir. Genellikle normal bir nefesin yaklaşık iki katı uzunluğunda duyulabilir bir nefes almayla başlar, ardından yavaş ve belirgin bir nefes verme gelir. Bazen ağızdan çıksa da sıklıkla, ağız kapalıyken burundan çıkar. Fizyolojik olarak, iç çekmek ekstra oksijen alımını sağlar ve karbondioksitin dışarı atılmasına yardımcı olur. Solunum sistemi için sessiz bir sıfırlama işlemidir ve her memeli hayvanın yaptığı bir şeydir. En belirgin olanı fark ettiğimizdir, ancak birçok iç çekme o kadar inceliklidir ki onları tamamen gözden kaçırırız. İç Çekmek Doğuştan Gelen Bir Reflekstir Duygusal nedenlere geçmeden önce, iç çekmenin kısmen biyolojik bir durum olduğunu bilmekte fayda var. Köpekler (ve insanlar) saatte birkaç kez düşünmeden iç çekerler, çünkü bu ara sıra alınan derin nefesler akciğerlerin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Akciğerlerdeki alveol adı verilen minik hava kesecikleri, zaman zaman gerilmedikleri takdirde çökebilirler. Bir iç çekiş onları tekrar şişirir, tıpkı biraz gevşemiş bir balonu yeniden şişirmek gibi. Bu, köpeğiniz uyurken, yürürken veya pencereden dışarı bakarken gün boyunca arka planda gerçekleşir. Dolayısıyla, tek başına bir iç çekişe fazla anlam yüklemek nadiren gerekir. Asıl önemli olan, iç çekişin etrafındaki bağlamdır; beden dili, durum, zamanlama. Köpeklerin İç Çekmesi, Memnuniyet ve Rahatlamanın Bir İşareti Olabilir Bu muhtemelen çoğu köpek ebeveyninin tanıdığı versiyondur. Köpeğiniz yatağına uzanır, yerleşir ve derin bir iç çekiş duyulur. Rahatlamış durumdadır. Her şeyi bırakmaktadır. Hem kendi bedenine hem de size her şeyin yolunda olduğunu işaret etmektedir. Rahatlama anlarında duyulan memnuniyet dolu bir iç çekiş, yumuşak bir yüz ifadesiyle birlikte gelir; gözler kapalı veya yarı kapalıdır, kulaklar gevşektir ve kuyruk ve vücut rahattır. Ağız hafifçe açık olabilir ve herhangi bir gerginlik yoktur. Özellikle yaş alan köpekler, sonunda yerleşmek için doğru pozisyonu bulduklarında iç çekiyor gibi görünürler. Bu da seçtikleri yerin onlara iyi geldiğinin bir işareti olabilir. Yavru köpekler de kendi versiyonlarını yaparlar. Bazen hafif bir iç çekiş, bazen de aynı anlama gelen küçük bir inilti. Köpeklerin Okşanırken veya Oynarken İç Çekmesinin Anlamı Uzun bir karın okşaması veya sakin bir kulak arkası kaşıması sırasında çıkan o iç çekiş, memnuniyet iç çekişinin yakın bir akrabasıdır. Köpeğiniz size o anın tam da istediği gibi olduğunu söylüyor. Yine, o sakin vücut diline dikkat edin: yumuşak bir yüz, yarı kapalı gözler, rahat bir duruş, gevşek bir kuyruk. Eğer köpeğiniz öne doğru eğilir, derin bir nefes verir ve yerinde kalırsa, bu nefes neredeyse kesinlikle mutlu bir nefestir. Hayatındaki patili bireyin vücut dilini okumayı öğrenmek, bir patili birey birey beveyninin geliştirebileceği en faydalı becerilerden biridir. Sıkılmış Köpekler de İç Çeker Şimdi daha belirgin iç çekişlere geçiyoruz. Yoğun bir dikkatle kitabınıza, bilgisayarınıza ya da telefonunuza dalmışken köpeğiniz odanın diğer ucunda sizi izliyorsa, duyacağınız iç çekiş, köpeklerin göz devirmesine eşdeğer olabilir. Bazen bu tür bir iç çekiş "homurdanma" gibi de duyulabilir. Sıkılmış bir iç çekiş, genellikle uyanık, açık gözler ve rahatlamış olmaktan ziyade endişeli veya beklentili görünen bir vücutla birlikte gelir. Köpeğiniz pozisyon değiştirebilir, kapıya bakabilir veya çenesini patilerine yaslayıp bakakalabilir. Bu iç çekiş, açıkça "bu hiç de ilginç değil" veya "hadi, eğlenceli bir şeyler yapalım" anlamına gelir. Yağmurlu günlerde içeride mahsur kalan hareketli köpekler, iç sıkıntılarını iç çekerek dışa vurmaya meyillidirler. Bir yürüyüş, bir çekme oyunu, bir zeka oyuncağı veya birkaç dakikalık ev içi eğitim genellikle bu durumu değiştirebilir. Köpeklerde İç Çekme Hayal Kırıklığının da Bir İşareti Olabilir Bazı köpekler güzel bir şey sona erdiğinde iç çekerler; yürüyüş biter, oyuncak kaldırılır veya sevdiği misafir gider. Vücut dili sıkılmış bir iç çekişe çok benzer: tetikte gözler, dikkatli bir duruş, bazen de başın yere veya bir patiye ağır bir şekilde yaslanması. Bunun ne kadarının kasıtlı, ne kadarının ise eğlence sona ererken vücudun gerginliği boşaltmasından kaynaklandığını tam olarak bilmek zor. Her iki durumda da yaşananlardan gerçekten keyif almış bir köpekle yaşamanın tatlı, biraz da teatral bir parçası bu. Köpeğiniz İlginizi Kazanmanın Pratik Bir Yolunu Bulmuş Olabilir Köpekler sandığımızdan daha zekidir. Eğer bir iç çekişi sizi ona bakmaya, telefonunuzu bırakmaya veya "Ne oldu?" demeye sevk ettiyse, köpeğiniz bunu fark etmiştir. Bazı köpekler, doğru zamanda yapılan bir iç çekişin karşılık bulduğunu rahatlıkla öğrenir ve sizinle yeniden iletişime geçme yöntemi olarak uygulamaya başlarlar. Bu oldukça zararsız bir alışkanlıktır ve eşyaları kemirmek veya aşırı havlamak gibi dikkat çekme stratejilerine kıyasla tartışmasız daha tercih edilebilir. Kaygı veya Stres de İç Çekmeyi Tetikleyebilir Veteriner kliniğinin beklem alanındaki bir iç çekiş, evdeki koltukta yapılan bir iç çekişle aynı şey değildir. Gergin veya yabancı bir ortamda iç çekmek, köpeğinizin kendini sakinleştirmeye çalıştığının bir işareti olabilir. Derin nefes almak stresi azaltmaya yardımcı olabilir ve köpekler de bunu bizim gibi kullanırlar. Vücut dili, memnun bir iç çekişten farklı görünecektir; kuyruğunu içeri çekmiş, kulaklarını başına yapıştırmış, dudaklarını yalamış, esnemiş, titremiş, ileri geri yürümüş veya aşırı tetikte (köpeğiniz aslında hiçbir sorun yokken bile sürekli tetikteymiş gibi göründüğünde) gibi belirtiler görebilirsiniz. Eğer iç çekme bu stres sinyalleriyle birlikte görülüyorsa, yapabileceğiniz en nazik şey durumun yarattığı baskıyı azaltmaktır: Buna neden olan şeyden uzaklaşın, köpeğinize sakin bir yer sağlayın veya zaman içinde duyarsızlaştırma teknikleri konusunda bir eğitmene danışın. Köpeklerin Acı Çektiğinde veya Rahatsızlık Duyduğunda İç Çekmesi Yaygındır Köpeklerde iç çekmek klasik bir ağrı belirtisi değildir, ancak bazen ağrıya eşlik edebilir. Özellikle yaş almış veya eklem iltihabı olan ve rahat bir pozisyon bulmaya çalışan köpeklerde. Sonunda sakinleştiklerinde duyduğunuz iç çekme, rahatlama belirtisi olabilir. Köpeğinizin iç çekişinin rahatsızlıkla bağlantılı olabileceğine dair diğer belirtiler arasında dinlenme halindeyken nefes nefese kalma, etkileşimden kaçınma, huzursuzluk, yeme veya uyku düzeninde değişiklikler, topallama veya dokunulduğunda inleme veya yüzünü buruşturma gibi acı belirtileri yer alır. Evcil hayvanınızın acı çektiğinden şüpheleniyorsanız, bir veteriner muayenesi doğru bir adımdır. Faydalı bir ipucu: Eğer köpeğiniz siz onu kucaklarken sürekli iç çekiyorsa, bazen bu iç çekiş "artık yeter" demenin kibar bir versiyonudur. Vücudunun sertleşmesi, kulaklarının geriye doğru yatması veya uzaklaşmaya çalışması bunu doğrulayabilir. Ona kendi alanını tanımak çok işe yarar. Aslında Bu Bir İç Çekme Değilse Bazı sesler ilk bakışta iç çekmeye benzese de aslında farklı ve bazen daha ciddi bir duruma işaret edebilir. Aradaki farkı bilmekte fayda var. İnleme sesleri: Derin bir nefes almaktan değil, ses tellerinden gelir. Karın, sırt veya eklem ağrısı ya da rahatsızlığının belirtisi olabilirler ve yeni ortaya çıkıyorlarsa veya sık sık tekrarlanıyorlarsa veteriner ziyaretini gerektirirler. Nefes nefese kalma: Tek bir uzun nefes yerine birçok kısa ve hızlı nefes alışverişidir. Normal nefes nefese kalma köpeklerin serinlemesini sağlar veya heyecana eşlik eder; ancak oda sıcaklığında dinlenme halindeyken nefes nefese kalma veya ağır nefes alma; öksürük, uyuşukluk, salya akması veya kusma gibi diğer belirtilerle birlikte görülmesi veterinerinizi aramanız için önemli bir nedendir. Zorlu nefes alma: Her nefeste gözle görülür bir çaba durumudur; göğüs duvarı ve karın (göbek) normalden daha fazla çalışır ve her nefes alışverişinde daha fazla efor sarf edilir. Tek bir iç çekişten farklı olarak sürekli bir durumdur. Köpeğinizin zorlu nefes aldığından şüpheleniyorsanız ve özellikle dakikada otuzdan fazla nefes alıp veriyorsa, bu acil bir durumdur ve en kısa sürede veteriner hekime görünmelisiniz. Hırıltılı solunum: Nefes alırken duyulan hırıltı veya tiz bir ıslık sesi, tıkalı ya da daralmış bir hava yoluna veya solunum sorununa işaret edebilir ve acil veteriner hekim müdahalesi gerektirir. Esneme: Derin bir nefes almayı içerir, ancak tıpkı insanlarda olduğu gibi ağız genişçe açılır. Köpeklerde ara sıra esneme normaldir; ancak dudak yalama, gözlerin beyazının görünmesi (balina gözü) ve gergin bir vücutla birlikte esneme, stres veya kaygı anlamına da gelebilir. Veteriner Hekime Ne Zaman Başvurmalısınız? Anlamlı iç çekişler köpek olmanın bir parçasıdır. Ancak köpeğiniz aniden normalden çok daha fazla iç çekmeye başlarsa veya iç çekme, hızlı veya gürültülü nefes alma, öksürme, iştah azalması, enerji düşüklüğü veya davranış değişikliği gibi diğer değişikliklerle birlikte ortaya çıkarsa, hızlı bir veteriner ziyareti mantıklı bir adımdır. Yeni veya alışılmadık davranışlar daha yakından incelenmeye değerdir. Referans olarak, sağlıklı bir köpek dinlenme halindeyken dakikada yaklaşık 15 ila 30 nefes alır (nefes nefese kalmadığı zamanlarda), göğsü ritmik olarak inip kalkar. Önemli ölçüde farklı görünen her şey - özellikle dinlenme halindeyken hızlı nefes alma (dakikada otuzdan fazla nefes); zorlanma veya gürültülü nefes alma - veteriner hekimle acil bir telefon görüşmesini gerektirir. Bir İç Çekmenin Anlamını Çözmek Zannettiğinizden Daha Kolay Köpeğinizin o dramatik iç çekişi, köpeklerin çıkardığı en anlamlı seslerden biridir ve neredeyse her zaman bir anlam ifade eder. Çoğu zaman iç çekmek, köpek yaşamının mutlu ve zararsız bir parçasıdır: uzun bir yürüyüşten sonra rahatlama, karın okşamasına verilen memnuniyet tepkisi, akşam yemeğinde çok uzun süre kaldığınızda yapılan küçük bir eleştiri. Dramatik iç çekişin ardındaki sır, çoğunlukla gizemli olmamasında yatıyor. Ortamı gözlemleyin – yüz ifadesi, gözler, vücut dili – ve genellikle köpeğinizin size ne anlatmaya çalıştığını tam olarak anlayacaksınız. Ve iç çekişin değişmesi veya başka uyarı işaretleriyle birlikte gelmesi durumunda, geri kalanını anlamak için en iyi ortağınız veterinerinizdir. Doğa ile uyumun getirdiği sağlıkla, huzurla ve güvenle... Daima ilk, daima öncü, daima gerçek. Kaynak ve Referanslar 1 2 3
- Kedi ve Köpeklerde Kanser Riskini Azaltmanın 9 Bilimsel Yolu
Hayatlarımızdaki patili bireylerin sağlığını korumak ve yaşam kalitelerini artırmak, bilimsel olarak kanıtlanmış önleyici tedbirlerle mümkündür. Kedi ve köpeklerde kanser riskini en aza indirmek için uygulayabileceğiniz kanıta dayalı yöntemleri araştırdık her zaman olduğu gibi, uluslararası kaynak makaleleri ile listeledik. Kilo Kontrolü ve Ideal Vücut Kondisyonu Aşırı kilo ve obezite; vücutta kronik, düşük düzeyli enflamasyona yol açarak hücresel seviyede hasar yaratır. Köpek ve kedilerde obezite; meme, mesane ve doku tümörlerinin riskini belirgin şekilde artırır. Irk ve Tür Özelinde Kısırlaştırma Zamanlaması Dişilerde: Dişi kedi ve köpeklerde ilk kızgınlıktan önce yapılan kısırlaştırma, meme kanseri riskini %90’ın üzerinde azaltır. Erkeklerde: Testis kanseri riskini tamamen ortadan kaldırır. Ayrıca erkek köpeklerde testosterona bağlı oluşan perianal (makat çevresi) tümörleri ve prostat hastalıklarını engeller. Ne Zaman Yapılmalı? Kedilerde: Genellikle ilk kızgınlık öncesi (6 aydan önce) önerilir. Köpeklerde: Irk büyüklüğü belirleyicidir. Özellikle büyük ırk erkek ve dişi köpeklerde çok erken kısırlaştırma; eklem rahatsızlıkları, lenfoma veya hemanjiyosarkom gibi kanserlerin riskini artırabilir. 👉 Özetle: Kısırlaştırma tek bir yaş kuralına göre değil; hayatınızdaki patili bireyin türüne, cinsiyetine ve ırkına göre veteriner hekiminizle özel olarak planlanmalıdır. Çevresel Toksinlerden ve Kimyasallardan Koruma Çevresel kirleticiler kedi ve köpeklerde hücresel mutasyonu tetikler: Pasif İçicilik: Tütün dumanına maruz kalan kedilerde, tüy yalama davranışı nedeniyle ağız içi yassı hücreli karsinom (SCC) ve lenfoma riski artar. -kediler tüylerini yalarken duman kalıntılarını da yutarlar- Pestisitler: Çim ilaçları ve herbisitler, özellikle köpeklerde mesane kanseri (TCC) riskini yükseltir. Antikor Titrasyon Testi ile Akılcı Aşılama Protokollerinin Kedi ve Köpeklerde Kanser Riskinde Etkisi Kedi ve köpeklerde her yıl otomatik olarak tüm aşıları tekrarlamak yerine, antikor titrasyon testi (kan analizi) ile mevcut bağışıklık kontrol edilebilir. Test sonucunda koruyuculuk devam ediyorsa aşı ertelenir. Bu uygulama, kedileri enjeksiyon bölgesinde oluşabilecek sarkom (kanser) riskinden; köpekleri ise aşırı yüklenmeye bağlı otoimmün ve sistemik yan etkilerden korur. Dengeli Beslenme ve Antioksidan/Antiinflamatuar Destekler Serbest radikalleri nötralize eden antioksidanlar ve kronik enflamasyonu baskılayan bilşenler, Omega-3 yağ asitleri (EPA/DHA) hücresel sağlığı destekler. Sentetik yüksek doz takviyeler yerine, veteriner hekim kontrolünde tam ve dengeli rasyonlar tercih edilmelidir. Stres Yönetimi ve Bağışıklık Sisteminin Desteklenmesinin Kedi ve Köpeklerde Kanser Riskinde Etkisi Kronik stres, kortizol seviyelerini sürekli yüksek tutarak bağışıklık sistemini (özellikle kanserli hücreleri yok eden Natural Killer / NK hücrelerini) baskılar. Güvenli ve huzurlu bir ev ortamı, Yeterli zihinsel/fiziksel aktivite, Düzenli oyun bağışıklık sisteminin dirençli kalmasına katkı sağlar. UV Radyasyonu ve Güneş Işığından Koruma Tüyleri seyrek veya beyaz renkli dostlarımızda UV ışınlarına uzun süre maruz kalmak, kulak ucu, burun ve karın bölgesinde yassı hücreli karsinom (Squamous Cell Carcinoma) riskini artırır. Güneşin dik geldiği saatlerde dışarı çıkarılmamalı veya koruyucu önlemler alınmalıdır. Düzenli Ağız ve Diş Sağlığı Bakımı Tedavi edilmeyen Periodontal (diş eti) hastalıklar, vücutta sürekli bir kronik enfeksiyon ve enflamasyon odağı yaratır. Ağız içi mukozadaki kronik hücresel stres ve doku tahrişi, tümör oluşum zeminini tetikleyebilir. Düzenli Veteriner Kontrolleri ve Evde Muayene Erken teşhis, tedavi başarısındaki en kritik faktördür. Yetişkinlerde yılda en az bir, 7 yaş üzeri kıdemli (senior) patili bireylerde 6 ayda bir rutin veteriner taraması yapılmalıdır. Evde tüy tarama sırasında vücuttaki kitle, şişlik ve doku değişiklikleri düzenli olarak kontrol edilmelidir. Doğa ile uyumun getirdiği sağlıkla, huzurla ve güvenle... Daima ilk, daima öncü, daima gerçek. Kaynak ve Referanslar 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
- Kediler Neden Birbirlerini Yalar?
Kediler, sosyal bağlarını korumak, kokularını paylaşmak ve gerginliği yönetmek için birbirlerini yalarlar. Araştırmalar, yalamanın %91,6'sının tek yönlü olduğunu ve seansların %35'inde yalayan kedinin saldırgan davranışlar sergilediğini göstermektedir. Şu sahneyi gördünüz mü?: Bir kedi, diğer kedinin başını iki dakika boyunca nazikçe yalıyor. Gözleri yarı kapalı. Hatta belki mırlıyorlar. Sonra, aniden biri diğerine sert bir hareketle hızlı bir tokat atıyor. Yalanan kedi kaçıyor. Siz de ne olduğunu merak ediyorsunuz. Bu karşılıklı yalama ve ardından kavga dizisi her yıl milyonlarca kedi ebeveynini şaşırtıyor. Sanki yanlış giden bir sevgi gösterisi gibi görünüyor ancak bilim daha karmaşık bir hikaye anlatıyor: Evcil kedilerde karşılıklı yalama, aynı anda sosyal bağ kurma eylemi, koku alışverişi mekanizması, hiyerarşi göstergesi ve gerilimin büyük çatışmaya dönüşmeden önce yatıştırılmasının bir yoludur. Georgia Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi'nden Dr. Sharon Crowell-Davis'in kedi sosyal organizasyonu üzerine, çığır açan 2004 tarihli makalesinde ortaya koyduğu gibi, tercih edilen arkadaşlar arasında karşılıklı tüy temizleme, kedi gruplarında sosyal uyumu sağlayan temel davranışlardan biridir. Bu davranışın ardındaki nedenleri anlamak, evinizdeki kediler arasında olup biten her şeyi yorumlama şeklinizi değiştirir. Kediler birbirlerini yalayarak öncelikle sosyal bağlarını korur, kokularını paylaşır ve kendi kendilerini yalarken ulaşamadıkları vücut bölgelerinde parazitlere karşı savunma sağlarlar. UC Davis araştırması, kedilerin uyanık oldukları saatlerin yaklaşık %8'ini kendi kendilerini temizlemeye ayırdığını ve doğrudan yalamanın imkansız olduğu baş bölgesinin en fazla çabayı (%31) aldığını ortaya koymuştur. Karşılıklı yalama, bu biyolojik kör noktayı çözebilmektedir. Kör Noktalar Her kedi aynı anatomik sorunla karşı karşıyadır. Baş ve boyun, vücudun diğer bölgelerine göre daha fazla bakıma ihtiyaç duyar, ancak kediler fiziksel olarak dilleriyle bu bölgelere ulaşamazlar. Kediler dolaylı bir çözüm yoluna başvururlar: patilerini yalayıp yüzlerine sürerler. Bu "yüz yıkama" yöntemi, kalıntıları ve dış parazitleri temizlemek için doğrudan dil temasına göre daha az etkilidir. Allogrooming (karşıdakini temizleme) bu boşluğu dolduruyor. Bir kedi diğerini yaladığında ettiğinde, allgrooming neredeyse tamamen baş ve boyun bölgesine yöneliktir. Yalayan kedinin pütürlü dili, kendi kendine yalamanın sağlayamayacağı doğrudan temizliği sağlar. UC Davis'ten Eckstein ve Hart'ın araştırması, kedilerin kendilerini temizlemeleri engellendiğinde (Elizabeth yakaları kullanılarak), pire sayısının üç hafta içinde, serbestçe temizlenmelerine izin verilen kedilere kıyasla iki katına çıktığını göstermiştir. Kendi kendine temizlenmesi en zor olan baş ve boyun bölgesi, parazit birikimine en savunmasız bölgedir. Koku Değişimi Fonksiyonu Bristol Üniversitesi Antrozooloji Enstitüsü'nden Dr. John Bradshaw, koloni uyumunun "karşılıklı sürtünme ve karşılıklı tüy temizleme olarak ifade edildiğini ve muhtemelen bu şekilde sürdürüldüğünü" belirtiyor ve karşılıklı tüy temizlemenin koku alışverişi rolünün "büyük ölçüde araştırılmamış bir rol oynayabileceğini" ekliyor. Kediler birbirlerini temizlemeyi bırakırlarsa, ortak koku profili bozulabilir ve bu da grup üyeleri arasındaki sosyal tanınmayı potansiyel olarak zayıflatabilir. Bu koku alışverişi işlevi, kedilerin ortak bir grup kimliği oluşturmak için yüz feromonlarını bıraktığı kedi sürtünme davranışı ile aynı temel mekanizmayı paylaşır. Vitale ve Udell'in 2017 yılında kedi sosyal gruplarındaki kimyasal sinyalleşme üzerine yaptığı bir inceleme, yavru kedilerin aile kokularıyla ilk deneyimlerini anne tarafından yapılan tüy bakımı yoluyla edindiklerini bildirmektedir. Bu erken koku bağı, yetişkinlikte koloni kokusunu tanıma için bir şablon oluşturur; ancak erken tüy bakımından mahrum kalmanın uzun vadeli davranışsal etkilerine dair doğrudan kanıtlar sınırlıdır. Endorfin Hipotezi Tüy bakımının, hem tüy bakımını yapan hem de alan kişide sakinleştirici bir nörokimyasal etki yaratan endorfin salınımını tetiklediği yaygın olarak bildirilmektedir. Primatlarda yapılan araştırmalar, sosyal tüy bakımı sırasında endorfin salınımını göstermiştir ve kedi davranış bilimcileri, tüy bakımı seansları sırasında gözlemlenebilir gevşeme tepkisine (mırıldanma, yavaş göz kırpma, kas gevşemesi) dayanarak kedilerde de benzer bir mekanizma olduğunu varsaymaktadır. Bakım alan kişi, karşılıklı tüy bakımı sırasında genellikle aktif olarak işbirliği yapar, tüy bakımını yapan kişiye daha iyi erişim sağlamak için başını eğerek ve döndürerek, genellikle mırıldanarak davranır. Kedilerin Birbirlerini Yalamasının Anlamları Nelerdir? Kediler arasında karşılıklı tüy temizleme davranışı, iki kedi arasında kurulmuş bir sosyal ilişkiyi işaret eder; ancak bu bağın doğası basit bir "sevgi"den daha karmaşıktır. Araştırmalar, kedilerin rastgele koloni üyeleri yerine belirli tercih ettikleri partnerlerini yaladıklarını sürekli olarak göstermektedir. Van den Bos'un 1998 yılında yaptığı ve 25 adet kapalı alanda tutulan, kısırlaştırılmış kedi arasında gerçekleşen 83 karşılıklı tüy temizleme etkileşimini gözlemleyen tek bir çalışmada, karşılıklı tüy temizlemenin %91,6'sının tek yönlü olduğu, yani bir kedinin tüy temizleme yaparken diğerinin tüy temizlemeye maruz kaldığı bulunmuştur. Aynı çalışmada, gözlemlenen etkileşimlerin %78,6'sında daha yüksek rütbeli kedilerin daha düşük rütbeli kedilere karşı tüy temizlemeyi başlattığı bildirilmiştir. Bu bulgular, karşılıklı tüy temizlemenin eşitler arasındaki karşılıklı sevgiyi değil, sosyal rütbeyi yansıtabileceğini düşündürmektedir. Georgia Üniversitesi'nin yaptığı birçok çalışma, tercih edilen partnerlerin, tercih edilmeyen partnerlere göre önemli ölçüde daha fazla karşılıklı tüy temizleme, karşılıklı sürtünme ve fiziksel temasta bulunduğunu doğrulamaktadır. Bu, onların tercih edilen iş ortakları oldukları anlamına gelir. Kediler rastgele tüy temizleme yapmazlar. Barry ve Crowell-Davis (1999), kedilerin sadece kendilerine en yakın oturan kediyi değil, tüy temizleme için tercih ettikleri kediyi aradıklarını bulmuşlardır. Curtis, Knowles ve Crowell-Davis (2003), 28 kediden oluşan bir kolonide bu seçici modeli doğrulayarak, tüy temizleme sıklığının hem aşinalıkla hem de çalışmalarında genetik akrabalıkla ilişkili olduğunu bulmuşlardır. Yapılan çalışma; genetik akrabaları daha fazla temizlediklerini göstermiştir. Akrabalar, ortalama 8,44 kez, akraba olmayan kediler 4,17 kez yalanmıştır. Bu seçicilik, araştırma ortamlarının tamamında tutarlıdır. Unity Çevre Üniversitesi'nde Sertifikalı Uygulamalı Hayvan Davranış Bilimcisi olan Dr. Kristyn Vitale tarafından yapılan, serbest dolaşan kediler üzerinde gerçekleştirilen bir çalışmada, Church Farm'daki koloni kedilerinin, karşılıklı tüy temizleme davranışını tercihli olarak sergiledikleri, yani tüy temizlemeyi grup içinde eşit olarak dağıtmak yerine belirli partnerlere yönlendirdikleri gözlemlenmiştir. Bu, mutlaka "eşittir" anlamına gelmez. Van den Bos'un 1998 yılında yaptığı ve 25 adet kapalı alanda tutulan, kısırlaştırılmış kedi arasında gerçekleşen 83 karşılıklı tüy temizleme etkileşimini gözlemleyen tek bir çalışmada, karşılıklı tüy temizlemenin %91,6'sının tek yönlü olduğu, yani bir kedinin tüy temizleme yaparken diğerinin tüy temizlemeye maruz kaldığı bulunmuştur. Aynı çalışmada, gözlemlenen etkileşimlerin %78,6'sında daha yüksek rütbeli kedilerin daha düşük rütbeli kedilere karşı tüy temizlemeyi başlattığı bildirilmiştir. Bu bulgular, karşılıklı tüy temizlemenin eşitler arasındaki karşılıklı sevgiyi değil, sosyal rütbeyi yansıtabileceğini düşündürmektedir. Kedilerim Neden Birbirlerini Yaladıktan Sonra Kavga Ediyorlar? Van den Bos'un (1998) 25 kapalı alanda tutulan kedi üzerinde yaptığı gözlemlere göre, karşılıklı tüy temizleme seanslarının yaklaşık %35'inde önce tüy temizleme, sonra vurma paterni görülmektedir. Başlıca hipotez, yeniden yönlendirilmiş gerilimdir: Tüy temizleme, gerilimin büyük çatışmaya dönüşmeden önce yatıştırılmasının bir yoludur. Ancak altta yatan sosyal gerilim bazen seans sırasında veya hemen sonrasında ortaya çıkar. Genellikle, tüy temizlemeye maruz kalan değil, tüy temizlemeyi yapan taraf saldırgan davranışı başlatır. Yönlendirilmiş Saldırganlık Hipotezi Van den Bos (1998), karşılıklı tüy temizlemenin, açık kavganın çok zorlayıcı olacağı durumlarda potansiyel saldırganlığı yeniden yönlendirmenin bir yolu olarak işlev gördüğünü öne sürmüştür. Kedilerin birbirlerinden kolayca kaçınamadığı kapalı bir ortamda, tüy temizleme, gerilim için sosyal olarak kabul edilebilir bir çıkış yolu sağlar. Ancak gerilim her zaman kontrol altında kalmaz. Van den Bos'un gözlemlediği 83 karşılıklı bakım etkileşiminin yaklaşık %35'inde, bakım seansının ardından saldırgan davranışlar gözlemlendi. Bu davranışlar, tehdit gösterilerinden ve vücut kasılmasından, vurma ve ısırmalara kadar çeşitlilik gösterdi. Bakım yapan kişi, etkileşim sırasında genellikle fiziksel olarak baskın bir duruş sergiliyordu (dik oturuyor, yüksek bir pozisyonda bulunuyordu) ve saldırgan davranışlar, bakım yapılan kişi tarafından değil, bakım yapan kişi tarafından başlatılıyordu. Kediler Neden Birbirlerinin Popolarını Yalar? Yetişkin kediler arasında anogenital bölgeyi yalama, yeni doğan yavru kedilerin hayatta kalması için gerekli olan anne bakım davranışının bir uzantısıdır. Anne kediler, idrar ve dışkılamayı uyarmak için yaşamlarının ilk üç ila dört haftasında yavrularının anogenital bölgelerini yalarlar. Yetişkinler arasında anogenital bölgeyi yalamanın muhtemelen koku tanımlama işlevi gördüğü düşünülmektedir, çünkü anogenital bölge, bireysel olarak ayırt edici kimyasal imzalar üreten yoğun feromon bezleri içerir. Anne Kökeni Anne tarafından yapılan tüy bakımı, karşılıklı tüy bakımının ilk ve en kritik şeklidir. Yeni doğan yavru kediler, dışkılama ihtiyacını tetiklemek için tamamen annelerinin yalamasına bağımlıdır. Üç ila dört haftalık yetim yavru kedilerin hayatta kalabilmesi için anogenital bölgenin ılık suyla nemlendirilmiş pamukla, nazikçe uyarılması gerekir. Annenin tüy bakımı ayrıca yeni doğanlardan dış parazitleri uzaklaştırır ve neonatal konjonktivit gibi göz enfeksiyonlarını kontrol etmeye yardımcı olabilecek antibakteriyel tükürük uygular. Bu hayatta kalma açısından hayati önem taşıyan davranış, yavru kediler olgunlaştığında ortadan kaybolmaz. Birbirine bağlı kediler arasında yetişkinlikte görülen anogenital yalama, sosyal koku tanımlaması için yeniden işlevlendirilmiş, korunmuş bir gelişimsel davranışı temsil eder. Kedilerin perianal bölgesinde oldukça yoğun apokrin bezleri bulunur ve bu bezlerden gelen kimyasal imza her kedi için benzersizdir. Yetişkinler arasındaki anogenital yalama muhtemelen bir kimlik doğrulama işlevi görür ve "sen benim sosyal grubuma aitsin" mesajını verir. Ne zaman endişelenmelisiniz? Birbirine bağlı kediler arasında ara sıra anogenital bölgeyi yalamak normal bir davranıştır. Eğer bir kedi diğerinin anogenital bölgesini aşırı derecede yalayarak tüy dökülmesine, kızarıklığa veya cilt tahrişine neden oluyorsa, bir veteriner hekime danışın. Yalayan kedi, yalanan kedide altta yatan bir tıbbi durum (idrar yolu enfeksiyonu, cilt hastalığı veya anal bez sorunları) tespit ediyor olabilir. Doğa ile uyumun getirdiği sağlıkla, huzurla ve güvenle... Daima ilk, daima öncü, daima gerçek. Kaynak ve Referanslar 1 2 3 4
Diğer Sayfalar (75)
- b7a68005-b5f3-4984-81ba-dce690698244
Köpeğiniz için hem tadına bayılacağı hem tüm bedeninde faydalarını hissedeceği hem de sizin içinde neler olduğunu gerçekten bilebileceğiniz bir yaş pasta tarifi. Üstelik son bölümünde tüm malzemelere dair özel notlarla... Doğum Günü Pastası (Dog Friendly) Köpeğiniz için hem tadına bayılacağı hem tüm bedeninde faydalarını hissedeceği hem de sizin içinde neler olduğunu gerçekten bilebileceğiniz bir yaş pasta tarifi. Üstelik son bölümünde tüm malzemelere dair özel notlarla... Malzemeler Kekin İçindekiler: 1 yumurta 90 gr. nohut unu ½ tatlı kaşığı karbonat ½ tatlı kaşığı kabartma tozu 1 dilim bal kabağı 60 gr çiğ yer fıstığı 1 havuç Yarım elma 1/4 çay kaşığı (1 gram) deniz tuzu 1 silme çorba kaşığı Pitho Spirulina C Kremanın İçindekiler: ¾ su bardağı laktozsuz yoğurt 60 gram çiğ yer fıstığı Kahve filtresi ve tülbent/kağıt havlu 1 silme çorba kaşığı Pitho Spirulina C Şekersiz Şeker Hamurunun İçindekiler: 1.Adım: Şekersiz Marshmallowun İçindekiler: 2 yemek kaşığı tatlandırılmamış jelatin tozu 1 su bardağı ılık su 1.5 su bardağı stevia tozu 1/4 çay kaşığı (1 gram) tuz 2 çay kaşığı vanilya ekstraktı (bitkisel gliserinle hazırlanmış olması önemli) 2.Adım: Şekersiz Şeker Hamurunun İçindekiler: 340 Gr Şekersiz Marshmallow 2 su bardağı stevia tozu 450 gr mısır nişastası 2 yemek kaşığı bitkisel yağ ¼ bardak kitre tozu 1 çay kaşığı Pitho Spirulina C(Renklendirilmek istenen bölüm için) Yapılışı Fırını 180 derececeye ayarlayıp ısıtın. Kek kalıbını yağlayıp unlayın. Çırpma kabında nohut ununu, karbonatı, kabartma tozunu, tuzu ve Pitho Spirulina C'yi karıştırın. Bal kabağını küçük bir tencerede yumuşayana kadar haşlayıp rondoda püre haline getirin. İçindekiler bölümünde yer alan tüm fıstıkları kavurun ve rondoda iyice ezin. Başka bir kapta bal kabağı püresini, yumurtayı ve 2 yemek kaşığı kadar fıstık ezmesini çırpın. Elmanın ve havucun kabuklarını soyun ve rendeleyin, bal kabaklı karışımın içine ekleyip karıştırın. Çırpmaya devam ederek, yavaş yavaş unlu karışımı ilave edin ve iyice karıştırın. Karışımı kek kalıbına alın ve 30-40 dakika fırında pişirin. Fırından çıkardıktan sonra önce soğumasını bekleyin, soğuduktan sonra kalıptan çıkarın. Keki yatay şekilde ortadan ikiye kesin (alt ve üst olacak şekilde). Üstte kalan kısmın düz olması için, kestiğiğinizde üstte kalan bölümü ters çevirin. Not: Bu keki, aşağıda yaş pasta için tarifini vereceğimiz krema ve şeker hamurunu eklemeksizin cupcake kalıbında yapabilir ve köpeğiniz için besleyici bir ödül maması olarak da kullanabilirsiniz. Köpek Dostu Pasta Kreması Tarifi: Yoğurdu iyice karıştırın Yoğurdu kahve filtresine, süzgecin içine yerleştirdiğiniz kağıt havlunun üzerine veya süzgece yerleştirdiğiniz iki katlı tülbentin üzerine alın Süzme yoğurt kıvamına gelene kadar süzün Süzme yoğurdu, 2 yemek kaşığı fıstık ezmesini ve 1 yemek kaşığı Pitho Spirulina C'yi iyice çırpın Spatula yardımıyla ortadan yatay kestiğiniz kekin arasını, hazırladığınız bu kremayla doldurun ve pastanın etrafına yayın. Not: Pastayı, şekersiz şeker hamuruna ek olarak kremayla da süslemek isterseniz bir kısmını ayırabilmek adına pastanın etrafını ince bir tabaka ile de kaplayabilirsiniz. Şekersiz Şeker Hamuru Tarifi: 1. Ad ım: Şekersiz Marshmallow Tarifi: 20x20 cm bir tepsiyi yağlı kağıtla kaplayın. Büyük bir kaseye yaklaşık yarım bardak ılık su dökün (kasenin dibini kaplayacak kadar) Suyun üzerine jelatin serpin ve hemen çırpın. Bu sırada kalan 1/2(yarım) su bardağı suyu, stevia tozunu ve deniz tuzunu büyük bir tencereye ekleyin. Karışım sıcak olana ancak kaynamayana ve tatlandırıcı eriyene kadar sık sık karıştırarak birkaç dakika düşük ila orta ateşte ısıtın. (Renk opaktan hafif yarı şeffafa dönüşecek ve kenarlarda kabarcıkların oluşmaya başladığını görür görmez hemen kaybolacaktır.) Vanilya ekstraktını karıştırın. Sürekli karıştırarak sıcak sıvıyı jelatinli büyük kaseye dökün. Yüksek güçte bir el mikseri kullanarak, karışımı yaklaşık 12-15 dakika, hacim iki katına çıkana ve karışım sert yumurta akına benzer tepeler oluşturup çok kabarık görünene kadar çırpın. (Kasenizin boyutuna ve mikserinizin ne kadar güçlü olduğuna bağlı olarak 12-15 dakikalık bu süre uzayabilir.) Karışımı, en başta hazırladığınız tepsiye aktarın. Sertleşene ve artık yapışkan olmayana kadar en az 8 saat veya gece boyunca buzdolabında saklayın. Kareler halinde kesmek için keskin bir bıçak, mümkünse şef bıçağı kullanın. 2. Adım: Şekersiz Şeker Hamuru Tarifi: Hazırlamış olduğunuz marshmallowu, stevia tozunu, mısır nişastasının yarısı, bitkisel yağı ve kitre tozunu orta boy bir kapta birleştirin. Karıştırmaya bir spatula ile başlayın. Karışım koyulaşınca, tertemiz ellerinizi kullanarak karışımı yoğurmaya geçin. Karışımı yoğururken kalan mısır nişastasını yavaş yavaş ekleyin. Çalışma yüzeyinize mısır nişastası serpin(serpeceğiniz bu miktar, içinekiler bölümünde verilen miktara dahil değildir, ekstra bir miktar kullanılacaktır) ve hamurunuzu tezgahın üzerine çevirin. Karışımın homojen olduğundan (içindeki malzemelerin eşit olarak dağıldığından) emin olmak ve kitre tozunu aktive etmeye yardımcı olmak için şeker hamurunu 3-5 dakika daha yoğurmaya devam edin. Hamuru, dinlenirken biraz kuruyacaktır. Bu nedenle, tıpkı geleneksel hamurda olduğu gibi kullanmadan önce tekrar yoğurun. Pürüzsüz hale geldiğinde, hamurunuz yuvarlanmaya hazır. Not: Şekersiz şeker hamurunun yeşil olmasını istediğiniz kısmına Pitho Spirulina C ekledikten sonra hamur yapışkan hale gelirse, yüzeyinizi biraz mısır nişastası veya stevia tozu ile tozlayın. Not: Yine, tıpkı geleneksel hamurla çalışırken olduğu gibi, hamurunuzun herhangi bir zamanda neye ihtiyacı olduğunu anlamak için biraz mısır nişastası-tatlandırıcı ekleyerek yoğurma yapmanız gerekebilir. Not: Hamur yapışkansa, mısır nişastası serpmeyi deneyin. Kuru ise, alanı sağlıklı katı yağ ile yağlamayı deneyin. Hamuru oldukça iyi hissediyorsanız, ancak tezgahınıza yapışmasını önlemek istiyorsanız stevia tozu ile tozlayın. Not: Şekersiz şeker hamurunu şekillendirmek için kalıplara ihtiyaç duyacaksınız. Ancak eğer kalıbınız yoksa yazıcıdan çıkaracağınız ya da doğrudan kendinizin bir kağıda çerçevesini çizeceğiniz herhangi bir görseli dış kenarlarından kesin, önce yuvarlayıp sonra merdane yardımıyla açtığınız şeker hamurunuzun üzerine tıpkı kalıbınız olduğunda, bastırmadan önce koyacağınız gibi koyun ve bir bıçak yardımıyla dikkatlice kesin. Köpek Dostu Yaş Pasta Malzemelerinin Köpek Sağlığındaki Yeri: Pitho Spirulina C antioksidan etkisiyle, en kaliteli mamlarda dahi bulunması zorunlu olan koruyucu ve aromaların ve ne yazık ki suların dahi sebep olabildiği toksik etkilerden arınmasına, bağışıklı tepkisin güçlenmesine, ağız ve göz sağlığını korumaya, mental sağlığını desteklemeye, eklem ve kas hasarını önlemeye yardımcıdır. Pitho Spirulina C'nın yararları için web sitemizi inceleyebilir ve bu yararlarının her birinin dayanağı olan çalışmalara dair orijinal makale linklerine de yine web sitemizden ulaşabilirsiniz. Nohut Unu tahıl içermeyen içerik seçenekleri arayan patili birey ebeveynleri için ve gıda hassasiyeti olan patilşi bireyler için harika bir alternatiftir. Nohutta bulunan lif, sindirimi düzenlemeye yardımcı olmasına ek bazı yararlı bakteriler için de enerji kaynağı görevi görür. Nohutta bulunan lesitin bağışıklık sistemini desteklerken iyileşme süreçlerinde de önemli bir yardımcı olurken içerdiği B ve C vitaminleri ile içeriğinde yer aldığı gıdaları zenginleştirir. Karbonat , tıpkı bu tarifte yer aldığı gibi az miktarda kullanılığında köpekler için zararsızdır. Ancak doğrudan yedirilmesi ya da yüksek miktarlarda kullanılması, kimyasalların ve bazı koruyucuların sebep olduğuna benzer toksik etkilere neden olur. Kabartma Tozu , tıpkı bu tarifte yer aldığı gibi az miktarda kullanılığında köpekler için zararsızdır. Ancak doğrudan yedirilmesi ya da yüksek miktarlarda kullanılması, kimyasalların ve bazı koruyucuların sebep olduğuna benzer toksik etkilere neden olur. Tuz tüketimi köpeğinizin her 1 kilosu için çeyrek çay kaşığını geçmeyecek miktarda zararsızdır hatta belli bir orana kadar gereklidir. Tarifimizde yer alan tuz, hamuru oluşturabilecek minimum miktarda olup köpeğinizin mamalarında yer alan tuzlar da düşünülerek ilave edilmiştir. Bal kabağı doğal bir lif kaynağıdır. Tuz ilave edilmeden pişirilmiş ve ezilmiş balkabağı Kabak doğal bir lif kaynağıdır. Tuz ilave edilmeden pişirilmiş ve ezilmiş balkabağı mide rahatsızlıklarının yatışmasına, sindirim sisteminin iyileşmesine, anal bez problemlerinin (poposunu yere sürtmek, çok fazla yalamak gibi belirtilerle kendisini gösterir) azalmasına, özellikle kedilerde tüy yumağı oluşumunun önlenmesine, ishal ya da kabız gibi bağırsak problemlerinin iyileşmesine ve önüne geçilmesine yardımcıdır. Yer fıstığı protein açısından zengindir ve köpekler için önemli bir sağlıklı yağ kaynağıdır. Ayrıca B6 ve E Vitaminleri, niasin, potasyum ve fosfor içerirler, bu nedenle birçok köpeğin sevdiği bir tattan daha fazlasını sunarlar. Havuç , A Vitamini açısından zengindir ve köpeğinizin göz sağlığını, cilt ve tüy sağlığını destekler. Elma harika bir potasyum ve C Vitamini kaynağıdır. Yoğurdun probiyotik gücü, köpeğinizin sindirimine yardımcı olabileceği gibi, bir dizi başka rahatsızlığa karşı savaşta da yardımcı olabilir. Ayrıca, köpeğinizin kemiklerini ve kaslarını güçlü tutmaya yardımcı olabilecek kalsiyum ve protein açısından da zengindir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta her gün verilecekse, verilecek olan yoğurdun miktarı ve şeker ilavesi içermiyor olmasıdır. Uzmanlar orta ırk bir köpek için (25-35 kg) günde 2 çorba kaşığı laktozsuz yoğurdun yararlı olduğunu ancak daha fazlasının uzun vadede kalsiyum birikmesine neden olabileceğini söylemektedir. Küçük ırk köpekler için bu miktar 1 çorba kaşığı iken, büyük ırk köpekler için 3 çorba kaşığıdır. Bu noktada bir önerimiz ise hayatınızı paylaştığınız patili bireye sunacağınız laktozsuz yoğurdu evde yapmanız ve bu şekilde içeriğinde şeker olmadığından kesin olarak emin olmanız olacaktır. Jelatin tozu eklem, deri ve tüy sağlığına yararlıdır. Jelatin, normalde etoburların tendon, deri ve kıkırdak yiyerek elde ettikleri kolajenin pişmiş şeklidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta aroma ve tatlandırıcı içermeyen jelatin tozu almanız olacaktır. Stevia tozu tıpkı bu tarifte yer aldığı gibi az miktarda kullanılığında köpekler için zararsız olması ek yüksek kan basıncını düşürmeye de yardımcıdır. Bu konuda şekerle kıyaslanması dahi mümkün değildir. Belirli miktarlara kadar hiçbir sorun yaşatmazken, fazla miktar ishale neden olabilir. Yine de toksik etki göstermeksizin vücuttan atılabilir. Yapılan çalışmalar köpeklerin, bitki bazlı nişastanın yaklaşık %99'unu sindirebildiğini ortaya koymuştur. Köpeğiniz için hazırlayacağınız herhangi bir yemeğin kıvamı için mısır nişastası her zaman sağlıklı bir seçenektir. Köpekler için mısır nişastası, sağlıklı cilt hücrelerinin yenilenmesini teşvik ettiği, tüy sağlığını desteklediği ve cildin sağlıklı işleyişini sürdürmeye yardımcı olan A, B1, B2, C Vitamini ve çinko, kalsiyum ve demir gibi mineraller açısından zengin olduğu için de değerlidir Bitkisel yağlar ın bazı çeşitlerinden bahsedecek olursak Ayçiçek Yağının doymuş yağ oranı düşüktür, E Vitamini ve Omega-6 oranı yüksektir. Ayçiçek yağı, köpek mamalarında oldukça yaygındır. Keten tohumu yağı ise hem Omega-3 hem de 6'ya sahiptir. Hindistan cevizi yağının metabolize edilmesi kolaydır, birçok sağlıklı doymuş yağ içerir. Kitre tozu , astragalus (geven otu) bitkisinden elde edilir. Kıvam arttırıcı olarak kullanılır ve hücre yenilenmesinde önemli bir rol oynar. Bitkisel gliserin içeren vanilya ekstraktı köpekler için tamamen güvenlidir. Alkol yerine bitkisel gliserin kullanılır. Aksi durumdaki vanilya ekstraktı, köpekler sistemlerinde alkolü parçalayamadıklarından zehirlidir. Mağaza
- 7b324825-36a8-4e62-bf45-ba5f75cd0231
Pitho Spirulina lezzetine sadece suyla karıştırıldığında bile bayılacaklarını unutmayın. Spirulinalı Su Pitho Spirulina lezzetine sadece suyla karıştırıldığında bile bayılacaklarını unutmayın. Malzemeler Su ya da herhangi bir köpek dostu gıda Yeterli miktarda Pitho Spirulina C Yapılışı Su ile Pitho Spirulina C'yi karıştıralım. İşte hepsi bu kadar :) Mağaza
- Yeşil Mayonezli Salata
Vegan Tarifler, Vejetaryen Tarifler Yeşil Mayonezli Salata Vegan ve sağlık dolu bir tarif lezzetli de olabilir mi? İşte size protein, vitamin ve mineral deposu hafif ama lezzetli bir tarif İçindekiler Yumurta yerine kullanacağımız Aquafabayı hazırlamak için: 2 su bardağı nohut 1 su bardağından 1 parmak fazla soğuk sıkım zeytinyağı (120 ml) 1 tutam tuz 1 tatlı kaşığı limon veya elma sirkesi İsteğe bağlı olarak 1 tatlı kaşığı hardal veya 1 çay kaşığı hardal tohumu 1 tatlı kaşığı Pitho Spirulina Salata için: Mevsim yeşillikleri Patates Limon Tuz, nane, kekik Yarım tatlı kaşığı zeytinyağı 1 tatlı kaşığı Pitho Spirulina Hazırlanışı Aquafaba: Bir gece önceden suda beklettiğiniz nohutun suyunu süzün. Tekrar temiz su ekleyerek nohutlar pişene dek haşlayın ve soğumaya bırakın. Haşlanmış nohutları, içinde beklediği su ile beraber buzdolabına kaldırın. 1 gece bu su içerisinde bekletin. Ertesi gün nohutları süzdüğünüzde geriye kalan yumurta akı kıvamındaki sıvı, aquafabadır. Aquafabayı bozdolabında 1 haftaya kadar saklayabilirsiniz. Not: Nohutları içinde çok miktarda su ile bekletirseniz aquafabanızın çok ince bir kıvamı olur ve birebir yumurtayı taklit etmesi zorlaşır. Bu nedenle dolapta beklediği su miktarını az tutmaya özen gösterin. Salata Patatesleri haşlayın Sevdiğiniz mevsim yeşilliklerini iri iri doğrayın Limonları sıkın Aquafaba’nın üzerine, tıpkı yumurtalı mayonez tarifinde olduğu gibi çok yavaşça zeytinyağını ekleyin. Diğer taraftan, el mikseriyle karıştırmaya başlayın. Mayoneziniz kıvam alana dek çırpmaya devam edin. Son olarak sırasıyla limonu, tuzu, sarımsaklı isterseniz ezilmiş sarımsağı, hardalı ve 1 silme tatlı kaşığı Pitho Spirulina’yı ekleyerek tekrar çırpın. Bir küçük kasede yarım tatlı kaşığı zeytinyağı, nane, kekik, limon ve 1 silme tatlı kaşığı Pitho Spirulina’yı karıştırın. Hazırladığınız mevsim yeşilliklerinizin üzerine ekleyin ve salatanızı iyice karıştırın Haşlanmış patatesleri doğrayıp salata tabağınıza ekleyin Pitho Spirulina’lı vegan mayonezinizi hepsinin üzerine döküp iyice karışıtırın. Önceki Sonraki Üye Ol Mağaza









